Hizmetler

OYUN TERAPİSİ

Erken çocukluk döneminden başlayarak ergenliğe geçişe kadar devam eden süreçte oyun, çocukların hayatında çok önemli bir yer tutar. Bebeklik döneminde keşif, araştırma ve motor becerilerin ön planda olduğu oyunlar zaman içerisinde sembolik oyuna evrilir ve çocuk oyuncakları ustaca kullanarak kendini ifade yöntemi geliştirir. Her çocuk kendi iç dünyasını oyunla temsil etmeye başladığında özgürleşir ve bu sayede yeni duygular, bağlantılar keşfeder. Bilişsel ve psiko-sosyal becerilerin bu yöntem ile geliştirilemeye açık olduğu da araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır. Oyun terapisi, çocuğun oyunu bir araç olarak kullanarak iç dünyasını terapist-çocuk ilişkisine aktarması ve böylelikle duygusal ve adaptif sorunlara çözüm bulması esasına dayanır. Evde çocuğun serbest oynamasından farklı olarak, çocuğun oyun üzerinden anlattığı içsel çatışmaları sembolik olarak okuyabilecek bir yetişkinle (terapist) aynı odada olması, terapinin çerçevesini ve sınırlarını öğrenmesi her yaştaki çocukta dönüştürücü bir etki yaratır. Oyun terapisinde çocuk, günlük hayatta onu zorlayan, duygu regülasyonunu bozan dışsallaştırıcı (agresyon, öfke patlaması, sınırları zorlayıcı davranış problemleri) ve içselleştirici (kaygı, depresif belirtiler, aşırı içe kapanma, ayrışma zorlukları) itkiler ile nasıl başa çıkacağını öğrenir. Hem duygusal bir çalışma yapılırken hem de çocuğun sembolik becerileri, problem-çözme kapasitesi ve ilişki kurma biçimi de gelişmiş olur.

Oyun terapisinin yararlı olabilmesi için, çocuk kadar ailenin de terapist ile işbirliği yapması, terapi çerçevesine uyum sağlanması ve aile sisteminin işleyişi konusunda açık olması gerekmektedir. Çocukla oyun terapisi devam ederken, aile ile de düzenli şekilde görüşülür ve onların görüşleri, gözlemleri de terapi sürecinin önemli bir parçası haline gelir. Çocuk değiştikçe, aile sisteminin de değişmesi kaçınılmazdır. Bu değişimi konuşmak, işlemlemek, çocuğun ve ailenin kendileriyle ilgili içgörülerinin de gelişmesine yardımcı olacaktır.
kitap-okuyan-anne-cocuk