> TANIMI
> OTİZMİN NEDENLERİ
> OTİZMİN TOPLUMDAKİ YAYGINLIĞI NEDİR?
> OTİZM GÜNÜMÜZDE DAHA MI YAYGIN?
> OTİZM BELİRLİ GRUPLAR İÇİNDE DAHA MI YAYGIN?
> OTİSTİK BELİRTİLER EN ERKEN NE ZAMAN YAKALANABİLİR?
> OTİZMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
> OTİZMİN TANISI KİM TARAFINDAN KONULUR?
> ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT)
> OTİZMİN TANISI KİM TARAFINDAN KONULUR?
> OTİZMİN TEDAVİSİ
Tanımı:
Otizm ömür boyu süren, nörobiyolojik temelli karmaşık bir gelişimsel bozukluktur. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması ve Sınıflandırılması (DSM-IV) Elkitabı'nda Yaygın Gelişimsel Bozukluk başlığı altında tanımlanmıştır. Genellikle 3 yaş öncesinde başlar ve gelişimin pek çok alanındaki becerileri etkiler.
Otizmin belirtileri 3 gelişim alanında gözlenir.
1) İletişim: İfade edici (Sözel ifadeyi kapsar) dil ve alıcı (sözel ve sözel olmayan dili anlamayı kapsar) dil alanındaki gelişimsel gerilik ya da bu alanların çocuğun yaşına uygun gelişmemesi
2) Sosyal İlişkiler: Otizmli biriyler sosyal ilişkilerde zorluk yaşarlar. Sosyal ilişkiyi ya da bir konuşmayı başlatma ve sürdürme, arkadaşlık kurma, duygularını diğerleriyle paylaşma, diğerlerinin düşünce ve duygularını anlama zorluk yaşadıkları alanların başında gelir.
3) Sınırlı İlgi alanı, Rutin ve Yineleyici Davranışlar: Otizmli çocuklarda çoğunlukla sınırlı ilgi alanlarına (arabalar, sayılar, logolar, müzik gibi) sahiptir. Bu alanlarda uzun süreler dikkatlerini toplayarak yoğunlaşabilirler. Ancak çevrelerinde olup bitten diğer faaliyetlere dikkatlerini bu derece veremezler.
Yinele,yici davranışlara stereotipik davranışlar da denilir. Otistik çocukların davranış ya da kelimeleri aynı şekilde tekrarlama, oyuncaklarla aynı ve tekrarlayıcı bir şekilde oynama gibi eğilimleri vardır.
Rutin davranışlar ve bu rutinlerin bozulmasına karşın direnç otizli bireylerde sık gözlenilir. Otizmli bireyler takıntılı bir şekilde eveden markete hep aynı yoldan gitmek, sabah kalktıktan sonra belirli bir sırada aynı işlemleri yapmak isteyebilirler. Bu işlemlerini sırasında ya da sürsindeki değişiklik onlar için tolere edilmeyebilir.
Yukarıdaki verilen belirtiler otizmli her bireyde farklı seviyelerde ve şekilde gözlenebilir. Bu nedenle otizm bir spektrum (yelpaze) bozukluğudur. Bir bireyde çok hafif derecede gözlemlenirken diğer bir bireyde çok ağır seviyede gözlenebilir. Otizmli bir bireyin yelpazenin hangi noktasında olduğunu belirlemek ayrıntılı gözlem ve aileden alınan bilgiler sonucunda saptanabilir.
Ayni zamanda yukarıda belirtilen özellkler ve belirtiler farklı bireylerde farklı combinasyonlarla görülebilir. Bu nedenle profesyoneller, Otizm Spektrum Bozukluklarını tanımlamışlardır.
Otistik Spektrum Bozuklukları aşağıdaki durumları kapsar:
a) Otistik bozukluk (Aynı zamanda klasik ya da saf otizm olarak da adlandırılır)
b) Asperger Sendromu
c) Başka Türlü adlandırlamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk (Atipik Otizm)
Genellikle profesyoneller 'yaygın gelişimsel bozukluklar' tanımını kullanmayı tercih ederler. Yagın gelişimsel bozukluklar Otizm spectrum bozukluklarının yanısıra 'Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu' ve 'Rett Bozukluğu'nu da kapsar.
OTİZMİN NEDENLERİ
Günümüzde bilim adamları otizme tam olarak neyin sebep olduğunu bilememektedirler. Yapılan araştırmalar genetic faktörlerin (Genler, işlevleri ve biribirleriyle etkileşimleri) büyük rol oynadığını göstermektedir. Araştırmacılar tek bir gen arayışı üstünde durmamaktadırlar. Günümüzdeki bilgiler, otizmin oluşumunda farklı kromozomlardaki 10 veya daha fazla sayıdaki genin farklı derecelerdeki etkileşimlerinin etkili olduğunu desteklemektedir.
Araştırmalar, virus gibi çevresel faktörlerin de otizme yol açabileceğini desteklemektedir.
Bazı araştırmacılar genetic ve çevresel faktörlerin otizmin gelişmesinde etkili olduğunu savunurken bazıları da nörolojik, metabolic ve immünolojik faktörler üzerinde yoğunlaşmaktadırlar.
Otistik bozukluk oldukça karmaşık bir bozukluk olduğu ve iki otizmli birey de birbirinden çok farklı olabileceği için otizm muhtemelen pek çok faktörün sonucu olduğu düşünülmektedir.
OTİZMİN TOPLUMDAKİ YAYGINLIĞI NEDİR?
Farklı araştırmalar otizmin yaygınlığı için farklı oranlar vermektedirler. Amerika'da Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişim Enstitüsü (NICHD) 2005 yılı itibariyle, otizmin Amerikan çocukları içindeki yaygınlık oranını 1/1000 olarak ilan etmişlerdir. Time dergisi ise, 28 Şubat 2005 tarihli yayınında her 166 çocuktan birinin otizm spectrum bozuklukları tanısı aldığını bildirmiştir.
TOHUM Otizm Vakfı'nın Amerika'daki Cure Otizm Now (Otizmde Tedavi Vakfı) Vakfı'nın kabul ettiği otizmin 1/250 yaygınlık oranını baz alarak yaptığı hesaba göre Türkiye'de 271.000 otistik özellikleri olan bireyin olduğu varsayılmıştır.
OTİZM GÜNÜMÜZDE DAHA MI YAYGIN?
Otizmin yaygınlık oranının eskiye kıyasla günüzüde daha fazla olarak ortaya çıkması otizmin eskiden görülmediği, günümüzün hastalığı olduğu gibi sonuçlara varılmasına neden olmaktadır. Ancak yaygınlık oranının gün geçtikçe artmasını araştırmalar iki sebebe bağlamaktadırlar. Bunlar:
1) Otizmin belirtilerinin profesyoneller arasında daha iyi tanınması ve tanısının daha doğru konulması
2) Otizmin ağır tablolarının yanında hafif ya da orta derecelilerinin de yaygın gelişimsel bozukluk ya da autism spectrum bozuklukları genel çatıları altında tanı almaya başlaması
OTİZM BELİRLİ GRUPLAR İÇİNDE DAHA MI YAYGIN?
Günümüzdeki araştirmalar otizmin her ırk, sosyal ve etnik grup, sosya ekonomik statü içinde ya da farklı zeka düzeylerinde eşit olarak görüldüğünü saptanmıştır. Otizmin görülme sıklığı sadece aşağıdaki durumlarda farklılık göstermektedir.
1) Cinsiyet farkı: Otizmin erkeklerde kızlardan 3 ya da 4 kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.
2) Otizmli çocukların kardeşleri: Otizmli çocukların kardeşlerinin de otizmli olma şanşları %2-8 arsında değişmektedir. Bu durum genel toplumdaki bir çocuğun otizmli olma riskinden 100-200 kat daha fazladır.
3) Diğer gelişimsel bozukluklara sahip olma: Fraxile X, zeka geriliği, Tuberous Sklerosis gibi belli gelişimsel bozuklukların görüldüğü bireylerde otistik belirtiler komorbid olarak görülebilmektedir.
OTİSTİK BELİRTİLER EN ERKEN NE ZAMAN YAKALANABİLİR?
Otizmin davranışsal belirtileri bir çocuk 18 aylıkken rahatlıkla tespit edilebilir. Bu davranışsal belirtiler: Göz kontağı kuramama, ismine selenildiğinde bakmama, ortat dikkat kuramama, sosyal amaçlı olarak işaret parmağını kullanarak işaret etmeme, taklit ve "mış gibi oyun" becerilerinin olmaması ve sözel olmayan jest ve mimiklerin kullanıldığı iletişim berilerinin ve dil gelişiminin yaşından beklenen düzeyde olmamasıdır.
Araştırmalar, otizmin belirtilerinin 18 aylıktan daha erken yaşlarda da gözlenebileceğini savunmaktadır. Bunun için normal gelişim basamaklarını bilmek ve bu basmaklara göre çocuğun gelişiminin beklendiği gibi olup olmadığını sorgulamak gereklidir.
Bazı durumlarda çocuklar sahip oldukları sosyal ve iletişim alanındaki becerileri kaybederler. Çoğunlukla birinci ve ikinci doğumgünleri arasında yaşanan sahip olunan bu becerilerin kaybedilmesi de ailelerin harekete geçmesini ve bir profesyonele başvurmasını sağlayan etkenlerdendir.
OTİZMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Otizmin saptanmasında öncelikli olarak ebeveynlerin endilşelenmesini ve harekete geçmesini sağlayan bazı "kırmızı alarm" belirtileri vardır. Bunlar bazen gelişmin farklı alanlarındaki gerilikleri yansıtabildikleri gibi bazen de otizmin tipik sinyallerini verebilir. Aşağıdaki tabloda ebeveynlerin aylara göre tetikte olmaları gereken davranışlar verilmektedir.
Eğer Bebeğiniz aşağıdaki belirtilerden herhangi birini gösteriyorsa bu bebeğinizin "normal olmayan" gelişim için risk altında olduğunu gösterebilir. Vakit geçirmeden bir çocuk psikoloğu ya da çocuk psikiyatristine başvurulması gerekir.
Tablo 1. Otizm için "Kırmızı alarm" belirtileri
1) 6 aylık ve sonrasında sıcak, neşeli ifadeler ile anlamlı gülücüklerin eksikliği.
2) 9 aylık ve sonrasında seslerin, gülmelerin ve diğer yüz ifadelerinin karşılıklı olarak paylaşılmaması.
3) 12 aylıkken agulamıyor, anlaşılmaz sesler çıkarmıyorsa.
4) 12 Aylıkken işaret etme, gösterme, uzanma veya el sallama gibi karşılıklı jestleri yoksa.
5) 16 aylıkken hiç kelimesi yoksa.
6) 24 aylıkken taklit etme ve tekrarlama dışında, iki kelimeden oluşan anlamlı cümlesi yoksa.
7) HERHANGİ BİR yaşta daha once kazanılmış HERHANGİ BİR konuşma veya agulama veya sosyal becerinin kaybı.
İlaveten, Çocuk
- İsmine seslenildiğinde bakmıyorsa
- Anlamlı göz kontağı kuramıyorsa
- Sözel olmayan jest ve mimiklerini kullanmıyorsa
- Henüz kullandığı kelimesi yoksa ya da yaşına göre çok az kelimesi varsa
- Ne istediğini anlatamıyorsa
- Basit yönergeleri takip edemiyorsa, komutlara cevap vermiyorsa
- İşitmiyormuş gibi davranıyorsa
- Bazen duyuyor bazen duymuyormuş gibi davranıyorsa
- Etrafındaki kişi ya da nesnelere ilgisizse
- Etrafındakileri umursamıyormuş gibi davranıyorsa
- Ciddi öfke nöbetleri geçiriyorsa
- Ortat dikkat kuramıyorsa
- Sosyal amaçlı olarak işaret parmağını kullanarak işaret etmiyorsa
- Bay bay yapmıyorsa
- Taklit etmiyorsa
- Oyuncaklarla nasıl oynanancağını bilmiyorsa
- Yalnız oynamayı tercih ediyorsa
- "mış gibi oyun" becerileri yoksa
- Her işini kendisi yapıyorsa
- Yaşına göre oldukça bağımsızsa
- Kendi dünyasında yaşıyormuş gibi gözleniyorsa
- İnsanlarla anlaşamıyormuş gibi suruyorsa
- Parmak uçlarında yürüyorsa
- Oyuncaklara ya da nesnelere normal olmayan bir bağlılığı varsa (Elinde sürekli bir nesne taşımak isteyebilir)
- Aynı şeyi sürekli yapmaya takılıp kalıyorsa ve başka bir şeye geçemiyorya
- Nesneleri sıraya dizme ya da belirli bir düzene koyma davranışı için normalden fazla süre harcıyorsa
vakit kaybetmeden bir çocuk psikoloğuna ya da psikiyatristine başvurulmalıdır.
OTİZMİN TANISI KİM TARAFINDAN KONULUR?
Otizmi olan çocukların dış görünüşleri diğer çocuklardan farklı değildir. Herhangi bir fiziksel engelleri yoktur, ancak davranışları farklıdır. Otizmin tanısı laboratuar sonuçları ve tıbbi testlerle konulamaz. Tanı uzman kişiler tarafından çocuğun gözlenmesi, gelişim testlerinin yapılması ve/veya ebeveynlerine çocuğun gelişimi hakkında sorulan soruların yanıtları değerlendirilerek konulur.
Otizmin tanısı 15 aylıktan itibaren konulabilir. Ancak çocuklar gelişimlerinde sürekli değişiklik gösterebildikleri için kesin tanı 3 yaş itibari ile konulur. Erken Tanının ve erken müdehalenin bu bozukluğun seyrinin değişmesinde ne kadar etkili olduğu göz önüne alındığında 3 yaş öncesinde belirtilerin farkedilmesinin ne kadar değerli olacağı daha iyi kavranmaktadır. Genellikle ebeveynlerin çocuklarının konuşma becerisinin geri kalmasını en önemli belirti olarak gördükleri belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerden ötürü otizmin erken dönemde fark edilmesi amacıyla Baron-Cohen ve arkadaşları tarafından 1992 yılında, İngiltere'de Checklist for Autism in Toddlers (CHAT) adında bir ölçek geliştirilmiştir. Erken Çocukluk Dönemi Otizm Tarama Ölçeği (CHAT) olarak çevrilen bu ölçeğin geçerlik çalışması Aylin Tetik-Kabil tarafından 2005 yılında tamamlanmıştır.
ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT)
Erken Çocukluk Dönemi Otizm Tarama Ölçeği (CHAT) bir tarama ölçeğidir. Tanı koyma amaçlı kullanılamaz. 18 aylık olup da ortak dikkat ve mış gibi oyun becerileri gösteremeyen çocukların otizm tanısı alabilme riskinin çok yüksek olduğu önermesini test etmek için oluşturulmuştur. CHAT Tablo 2'de gösterilmektedir.
CHAT'te Alınan Sonuçların Değerlendirilmesi Nasıl Yapılır?
CHAT'te toplamdaki 14 maddeden 5'i bir çocuğun otizm tanısı alıp alamayacağı sinyallerini veren kritik maddelerdir. Bu kritik maddeler ortak dikkat (Hem sosyal amaçlı işaret etme hem de işaret edileni göz ile takip etmeyi içerir) ve mış gibi oyun beceri alanlarıyla ilgilidir. CHAT'teki her iki bölüm de bu kritik maddelerden içerir. Mış gibi oyun becerisi Bölüm A'da 5. madde (A5), Bölüm B'de ise 3. madde (Biii) ile sorgulanmıştır. Sosyal amaçlı işaret etme becerisi de Bölüm A'da 7. madde (A7), Bölüm B'de ise 4. madde (Biv) ile sorgulanmıştır. Ortak dikkatin bir çeşidi olan işaret edileni göz ile takip (gaze monitoring) becerisi ise Bölüm B'de 2. madde (Bii) ile sorgulanmıştır. İkinci bölümdeki kritik maddeler, ilk bölümde, ebeveyn tarafından rapor edilen kritik madde cevaplarının doğruluğunu saptamak amacıyla ilave edilmiştir. Beş kritik madde dışındaki geri kalan maddeler, otizmi diğer yaygın gelişimsel geriliklerden ayrıştırmak için ilave bilgi sağlamaktadır (Bkz. Tablo2). Kritik olmayan maddeler aynı zamanda tüm ebeveynlere bazı maddelere "evet" deme fırsatını sağlar.
CHAT Sonuçlarına göre Otizm Tanısı Alma Risk Derecesinin Belirlenmesi
Chat sonuçlarına göre otizm tanısı alma risk derecesi yukarıda belirtilen 5 kritik madde üzerinden belirlenir. Beş kritik maddenin (A5, A7, Bİİ, Bİİİ, BİV) hepsinden kalan çocukların otizm için en yüksek riske sahip oldukları tahmin edilir. Tablo 3'te bu "Otizm grubu için yüksek-risk" olarak sınıflandırılmıştır.
Ortak dikkati ölçen iki maddede (A7 ve Biv) de başarısız olan fakat otizm grubu için yüksek-risk sınıfında tanımlanmayan çocukların orta dereceli risk grubunda oldukları tahmin edilir. Bu da Tablo 3'te "Otizm grubu için orta-dereceli-risk" olarak sınıflandırılmıştır.
Profilleri bu iki gruba da girmeyen çocukların düşük risk grubunda oldukları tahmin edilir. Tablo 3'te "Otizm grubu için düşük-risk" olarak sınıflandırılmıştır. CHAT sonuçlarına göre hiç bir zaman bir çocuğun otizm için hiç risk taşımadığı söylenemez. Çünkü, öncelikli olarak CHAT sadece tarama amaçlı kullanılan, tanı koymaya yönelik olmayan bir ölçektir. İkinci olarak da bir çocukta otizmin geç dönemli başlangıcının görülme olasılığı her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.
Tablo 3. Otizm için Risk Derecesinin Belirlenmesi
| Otizm için Yüksek-Risk Grubu |
A5, A7, Bii, Biii ve Biv'te başarısızlık |
| Otizm için Orta-Dereceli Risk Grubu |
A7 ve Biv'te başarısızlık (Yüksek-Risk grubunda olmaması durumunda) |
| Otizm için Düşük-Risk Grubu |
Yukarıdaki iki grupta da bulunmama |
CHAT'i Kim, Ne Zaman Uygulamalıdır?
CHAT birincil sağlık çalışanları ve çocuk servisindeki klinisyenlerin uygulaması için dizayn edilmiştir. Bir tarama testi olarak çocuklar 18 aylıkken, rutin gelişimsel kontrol sırasında uygulanması uygundur. Yanlış-positif sonuçların miktarının yükselebileceği riskinden dolayı CHAT'in 18 aylıktan daha küçük olan çocuklara uygulanması önerilmemektedir. CHAT'in 18 aylıktan daha büyük olan çocuklara uygulanması mümkündür. Çünkü 18 aylıktan daha büyük bir çocuk yüksek-risk profili gösteriyorsa bunun otizmin göstergesi olması çok yüksek bir ihtimaldir.
Bir Çocuk CHAT'te Başarısız Olursa Ne Olur?
CHAT'te başarısız olan bir çocuk muhakkak bir çocuk psikiyatristine yönlendirilmelidir. CHAT tanı koymaya yönelik bir araç değildir. Bir çocuk CHAT sonucuna göre yüksek-risk ya da orta-dereceli-risk grubuna alınsa da bu durum o çocuğun otizm tanısı anladığı anlamına gelmez. Otizm tanısını ancak daha ayrıntılı değerlendirme sonucunda çocuk psikiyatristleri koyabilir.
Bir Çocuk CHAT'te "Başarılı" Olursa Ne Yapılmalıdır?
Bir çocuk ilk uygulama sonucunda CHAT'te "Otizm için düşük-risk grubunda" sınıflandırılırsa, herhangi bir ilave uygulamaya gerek yoktur5. Fakat CHAT'te başarılı olmak o çocuğun herhangi bir tipte sosyal-iletişim problemi ya da daha farklı bir gelişimsel problem (Zihinsel gerilik gibi) geliştirmeyeceğini garantilemez. Ebeveynlerin bu tür problemlerin varlığına ya da çocuklarının akranlarından farklı geliştiğine dair endişeleri varsa çocuk psikiyatristleri, çocuk nörologları, çocuk doktorları ya da psikologlar gibi ilgi uzmanlara yönelendirilmeleri gerekmektedir.
Tablo 2- Erken Çocukluk Dönemi Otizm Tarama Ölçeği
ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT)
BÖLÜM A: ANNE - BABAYA SORUNUZ:
1- Çocuğunuz kucakta sallanmaktan ya da dizinizde hoplatılmaktan hoşlanır mı?
EVET/HAYIR
2- Çocuğunuz diğer çocuklarla ilgilenir mi?*
EVET/HAYIR
3- Çocuğunuz merdiven vb. nesnelere tırmanmaktan hoşlanır mı?
EVET/HAYIR
4- Çocuğunuz "Ce-e" ya da saklambaç oynamaktan hoşlanır mı?
EVET/HAYIR
5- Çocuğunuz sembolik oyunlar (örneğin, oyuncak araba/bebekle oynarken sanki arabayı sürerek bir yerden başka bir yere götürüyormuş gibi/bebeğini uyutuyormuş gibi) oynar mı?
EVET/HAYIR
6- Çocuğunuz bir şey İSTEMEK için hiç işaret parmağını kullanır mı?
EVET/HAYIR
7- Çocuğunuz bir şeyle İLGİLENDİĞİNİ göstermek için hiç işaret parmağını kullanır mı?
EVET/HAYIR
8- Çocuğunuz küçük oyuncaklarla (arabalar ya da küpler gibi) onları ağzına almadan, kurcalamadan ya da düşürmeden düzgün bir şekilde oynayabilir mi?
EVET/HAYIR
9- Çocuğunuz bir şey GÖSTERMEK için size herhangi bir nesne getirir mi?
EVET/HAYIR
BÖLÜM B: GÖZLEYİNİZ
i- Görüşmeniz sırasında çocuk sizinle göz kontağı kurdu mu?
EVET/HAYIR
ii- Çocuğun dikkatini kendinize çekin, ardından odanın diğer köşesindeki ilginç bir nesneyi gösterin ve "Aaa bak! Bir …… (oyuncağın adı) var." deyin. Çocuğun yüzüne bakın. Çocuk işaret ettiğiniz şeyi görmek için odanın diğer tarafına bakıyor mu?**
EVET/HAYIR
iii- Çocuğun dikkatini kendinize çekin, ona bir oyuncak araba/bebek vererek "Arabayı sürer misin/bebeği uyutur musun?" deyin. Çocuk arabayı sürüyormuş/bebeği uyutuyormuş gibi sembolik davranışta bulunuyor mu?***
EVET/HAYIR
iv- Çocuğa "Işık nerede?" ya da "Bana ışığı göster." deyiniz. Çocuk işaret parmağıyla ışığı GÖSTERİYOR mu?****
EVET/HAYIR
iv- Çocuk küplerle kule yapabiliyor mu? (Eğer yapabiliyorsa kaç küple?)
(Küplerin sayısı:....)
EVET/HAYIR
* Ebeveyne "ilgilenmek" sözcüğünü, bulunduğu ortamdaki çocukları gözüyle takip etme, çocuklara doğru yönelme, onların yanına gitme isteği gösterme olarak izah edebilirsiniz.
**Bu sorunun cevabını EVET işaretleyebilmek için çocuğun elinize değil, işaret ettiğiniz nesneye baktığından emin olunuz.
*** Başka bir oyunla da sembolik davranışı gözlemlerseniz bu sorunun cevabını EVET işaretleyiniz. Bazı çocukların arabalara karşı özel bir ilgisi olabilir. Arabaları yan yana dizme gibi yineleyici davranışlarda da bulunabilirler. Bu yineleyici davranışlar sembolik davranışlardan farklıdır. Belirli amaçları yoktur. Sembolik davranışların yerine yineleyici davranışların gözlendiği durumlarda HAYIR işaretlenmelidir.
****Çocuk "ışık" sözcüğünü anlayamazsa, onun ulaşamayacağı başka bir nesneyi göstererek örneğin "Ayı nerede?" gibi sorularla bunu tekrar ediniz. Bu soruda EVETi işaretleyebilmeniz için çocuğun nesneye işaret ettiği sırada yüzünüze bakmış olması gerekmektedir."
Bu ölçeğin Türkçe çevirisinin telif hakları The Royal College of Psychiatrists'in izniyle
Aylin Tetik Kabil'e aittir.
Baron-Cohen, S., Allen, J. & Gillberg, C. (1992)
Can autism be detected at 18 months? The needle, the
haystack, and the CHAT. British Journal of Psychiatry, 161, 839-843.
© 1992 The Royal College of Psychiatrists. All rights reserved.
|
OTİZMİN TANISI KİM TARAFINDAN KONULUR?
Otizmin tanısı ancak bir ÇOCUK PSİKİYATRİSTİ veya ÇOCUK NÖROLOĞU tarafından konulabilir. Bu iki uzmanlık alanı dışındaki uzmanların otizm tanısı koymaya yetkileri yoktur.
OTİZMİN TEDAVİSİ
Otizmde tedavi yöntemlerini inceleyen bir çok çalışma, en iyi tedavinin EĞİTİM olduğu sonucuna ulaşmıştır. Burada önemli olan noka eğitimin ERKEN DÖNEMDE başlamasıdır. Otizmin tümüyle iyileştirilmesi bugünkü bilgi birikimi içinde mümkün değildir. Fakat, erken dönemde konulan tanı ve erken eğitimle:
a) İstenmeyen davranışlar kontrol edilir
b) İletişim (konuşma) ve günlük yaşam becerileri geliştirilir
c) Çocukların bağımsız yaşam becerilerini arttırıcı çalışmalar yapılır
d) Öz bakım becerilerini arttırıcı çalışmalar yapılır
e) Çocuk ve ailenin yaşam kalitesi arttırılır.
f) Bireyin olumlu yönde gelişmesi ve topluma uyum sağlaması kolaylaştırılır.
Otizmin tedavisi çocuğun özelliklerine göre çok yönlü olabilir. Burada vazgeçilmez tedavi yöntemi EĞİTİMdir. Diğer tüm yöntemler çocuğun çocuğun gelişimini ve eğitimini desteklemek için kullanılır. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın EĞİTİM şarttır.
Özellikle 5 yaşından once alınan yoğun (haftada 40 saat) özel EĞİTİM otizimli bir çocuğun gelişimi için çok önemlidir. Çünkü çocuklar küçük yaşta öğrenmeye daha açıktır ve verilen eğitimden büyük yaşlara göre daha fazla yararlanırlar. Böyle eğitim alan otizmli çocukların büyük bir kesiminin (%40-60) iyileşme ve gelişme gösterdikleri, temel eğitimlerini diğer çocuklarla birlikte örgün eğitim sistemi içinde sürdürebildikleri ve bazılarının ergenlik döneminde yaşıtlarından hiçbir farklılıklarının kalmadığı gözlenmektedir.
Otizmli çocuklar için yapılandırılmış, planlı bir eğitim geliştirilmelidir. Eğitime aile de muhakkak, her aşamada katılmalıdır. Bu eğitimde hedefler her çocuğun bireysel özellikleri, gelişim düzeyi, yetenekleri ve gereksinimleri doğrultusunda belirlenmelidir. Eğitimin kapsamında çocukların akranları ile bir arada bulunmaları da yer almalıdır. Eğitimin sonuçları belirli aralıklarla değerlendirilmeli ve hedefler gözden geçirilerek gereksinimlere göre yenilenmelidir.
Kaynakça:
1)The National Institute of Child Health and Human Development (NICHD) (2005). Autism Overview: What We Know.
Time (2005). When Does Autism Start. P:41-49.
2) TOHUM, Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı (2004). "Otizm" Şimdi Ne Olacak? Eğitim Kitapçığı-1
3 Korkmaz, B. (2005). Otizme Genel Bir Bakış. Sapiens, 1, 12-27.
4) Greenspan, S. I., Prizant, B. M., & Wetherby, A. (2001). Is Your Baby Meeting These Important Milestones? Key Social, Emotional, and Communication Milestones for Your Baby's Healthy Development. Retrieved December 12, 2003, from the World Wide Web: http://www.firstsigns.org/healthydev/milestones.htm
5) The National Autistic Society. Important Facts about Autism and Asperger syndrome for GPs.
|