Merak Ettikleriniz

ÇOCUĞUNUZUN SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEK İÇİN ÖNERİLER

Derleyen: Elda ASAEL FELDMAN, MA. Gelişim Psikoloğu

Bebekler dünyayı ve dünyadaki kendi yerlerini ilişkiler aracılığıyla öğrenirler. Başkaları ile oynamayı, iletişim kurmayı, öğrenmeyi, zorluklarla başa çıkmayı ve duygusal tecrübeleri içeren sosyal duygusal yetenekleri ilişkiler sayesinde geliştirirler. Ayrıca, ilişkileri desteklemek güven, empati, sevgi, cömertlik ve vicdan gelişimi için önemlidir. Sosyal duygusal durum uzmanlar tarafından çoğunlukla bebeğin zihinsel sağlığının göstergesi olarak görülür. Kısaca, sosyal-duygusal durum duyguların deneyimlenmesi ve regüle edilmesini, sağlıklı ilişkiler kurulmasını ve keşfederek öğrenmeyi kapsar.
Çocuğunuzun isteklerine karşı duyarlı olun
Anne 8 aylık kızına muhallebi yediriyor. Bebek kaşığı annesinin elinden alıp kendi kendine yemeye devam ediyor. Anne tam kaşığı geri alacakken, bekleyip neler olacağını görmeye karar veriyor. Bebeğin kendi kendine muhallebi yeme denemesi biraz yavaş ve beceriksizce oluyor ama birkaç kaşık yemeği ağzına götürmeyi başarıyor. Anne, kızının kendi kendine yemek yemekten hoşnut olduğunu ancak ağzına az miktarda yemek götürebildiğini farkediyor. Çözüm olarak kendisi de başka bir kaşıkla yemek vererek kızının çabasını tamamlıyor.

Annenin yaptığı kolay görünse de aslında değil. Çocuğunuzun ne yaptığını dikkatlice gözlemlemek ve davranışlarını anlamlandırmayı öğrenmek zaman alabilir. Bu örnekte, bebek “Kaşıkla kendi kendime yemeyi denemek istiyorum! Bunu yapabilirim!” diyor. Anne ise buna zaman ayırmaya ve oluşacak dağınıklığı temizlemeye istekli olmalı. Aynı zamanda, bir yandan bebeğin beslenme ihtiyacını giderirken (vücudu için gıda), diğer yandan yeni şeyler denemesine imkan verebilmeli (zihni için gıda).

Çocuğunuzun yaptıklarını ne sıklıkta gözlemliyorsunuz? “Devamlı gözümün önünde!” diye cevap verebilirsiniz, ancak çocuklarımızın yanında olduğumuz zamanların çoğunda onları aslında gözlemlemiyoruz. Gözlemlemek çocuğunuzun ne yaptığına bakmak, ne dediğini dinlemek ve çocuğunuzun dünyaya karşı kendine özgü yaklaşımını öğrenmeye çalışmaktır (çocuğunuz herşeyi aceleyle yapmaya çalışan mı, ağırdan alan mı; çocuğunuz duygularını hemen belli eden mi, içine atan mı, vs). Çocukların neler yaptığını gözlemlemek için zaman ayırmak bize çocuğumuzla ilgili bilgi sağlar. Çocuğumuzun neyi neden yaptığını anlamamız için ipuçları verir ve ebeveyn olarak yapıcı ve gelişimlerini destekleyici şekilde davranabilmemize yardımcı olur. Çocuklar anlaşıldıklarını ve karşılık aldıklarını hissettiklerinde kendine güvenleri artar.

Sevgi dolu ve destekleyici olun
Annesi küçük oğlunu banyodan çıkarıyor. Sıcak bir havluya sararken sarılıp “Ne güzel kokuyorsun! Ne tatlı bebeksin sen!” diyor. Bebek keyifle annesinin kollarına gömülüyor. Banyo saati o kadar eğlenceli ki, başka nerede bütün ilgi senin üzerindeyken her gün suların içinde bir sürü oyuncakla oynayabilirsin! Bebek annesinin onu özenle temizlediği, kendisinin de toplarla oynayabildiği banyo saatini çok seviyor. Güvende olduğunu ve güvendiği bu kişi için çok özel olduğunu biliyor.

Tatlı bir bebek gördüğümüzde onu gülümsetebilmek için uğraşırız. Dokunmak, kolların arasına almak, sallamak, şarkı söylemek ve konuşmak bir bebekle oynamanın ve gergin bir çocuğu rahatlatmanın en doğal yoludur. Bu davranışların sağladığı fayda görünenden de fazladır, gelişmekte olan beyinlere tam da ihtiyacı olan uyaranları sağlar. Sevgi dolu dokunuşlar ve cesaretlendirici sözler bebeğinize özel olduğu mesajını iletir ve olduğu haliyle sevildiğini anladığında, başkalarını da oldukları gibi sevmeyi öğrenir.

Çocuğunuzun çatışmaları sağlıklı ve uygun bir şekilde çözmeyi öğrenmesine yardımcı olun
2 yaşındaki iki çocuk yuvalarındaki kitap alanını çok seviyorlar. Çocuklardan biri dinazorlarla ilgili büyük bir kitabı alıyor. Bunu gören diğer çocuk güzel kitabı onun elinden almaya çalışıyor. “Benim!”, “Hayır, benim!” çığlıkları ve birkaç damla gözyaşı gelmek üzere. Öğretmen çocuklara yardım etmek için yetişiyor. “Biliyorum dinazor kitabını istiyorsun ve üzgünsün, ama o kitapla arkadaşın oynuyordu. Kitabı elinden almak ve onu ağlatmak güzel bir davranış değil. Ne dersiniz, kitaba hep beraber bakalım mı? Ben tutarım, arkadaşın sayfaları çevirir, sen de büyük dinazor sayfasına geldiğimizde “Rorr” sesini çıkarırsın!”.

Bu yaşlarda çocukların kendi farkındalıkları gelişir ve paylaşmak çok zor olabilir. Ne istediklerini gayet iyi bilirler, fakat beyinleri başkalarının duygularını ve bakış açılarını anlamalarını sağlayacak kadar gelişmemiştir. Otokontrol de gelişmeye yeni başlamıştır. Başkalarının elinden birşey almamalarını söylediğinizde ne demek istediğinizi anlamakla beraber, kendilerini dürtüsel davranmaktan alıkoyamazlar. Bir yetişkin olarak, diyet yapmaya karar vermişken canınızın çok çektiği çikolatalı kurabiyeyi yemekten kendinizi alıkoymanın ne kadar zor olduğunu düşünün. Yetişkinlerin dürtüsellik kontrolü zaman zaman test edilirken, bu yaştaki çocukların günde birkaç kez test edilir. Zaman, beynin olgunlaşması, deneyim ve ilgili yetişkinlerin yardımıyla otokontrol yeteneği gelişir. Çok küçük çocuklar, duygularını isimlendirmede yardım edildiğinde ve dürtülerini kontrol etme yolları gösterildiğinde, bunları zamanla kendi kendilerine yapmayı öğrenirler. Bu da çatışmaları kendi kendilerine çözmeyi öğrenmelerine yardımcı olur.

Çocukların dürtülerini kontrol etmeleri ve çatışmaları çözmeleri için yardımcı olabileceğiniz birkaç tavsiye: • Paylaşma ve sıra alma içeren oyunlar oynayın.
• Bu yaştaı çocukların yorgun olduklarında veya kendilerini iyi hissetmediklerinde daha az işbirliği göstereceklerini anlamaya çalışın.
• Çatışmaları önlemek veya sakinleştirmek için dikkatlerini başka bir yöne yöneltmeyi deneyin.
• Günlük etkileşiminizde doğru sosyal ve paylaşım becerileri için model olun.


Çocuğunuzun gelişen becerilerine destek olun
5 aylık çocuk yerde yüzükoyun yatarak oynamaktadır. Üzerinde yattığı battaniyenin diğer ucundaki oyuncak ördeğe uzanır ancak ulaşamaz. Babası oyuncağı alıp oğluna vermeye yeltenir ama oğlunun ortalığı velveleye vermediğini görünce bekleyip izlemeye karar verir. Oğlu ördeğe ulaşmayı kafasına koymuştur. Tekrar uzanır, bu sefer parmak uçlarıyla ördeğe dokunur. Babası ördeği hafifçe iterek oğluna yardım eder. Tekrar uzandığında ördeğe ulaşır ve keyifle oynamaya başlar. Babası çocuğunu bunaltmadan yeterli desteği vererek bir üst beceri seviyesine ulaşması için teşvik etmiştir. Ördeği doğrudan oğluna vermek yerine bekleyip, oğlunun ne yaptığını seyretmiş, böylece oğlunun durumu keşfetmesine, böylece uzanma ve kavrama becerisini deneyimlemesine izin vermiştir. Çocukların bu şekilde öğrenmesine izin vermek neleri becerebileceklerini keşfetmeleri ve destek için yanlarında olduğunuzu bilmelerini sağlar.

Çocuğunuzun karşılıklı anlayış ilişkisindeki keyfi deneyimlemesine yardımcı olun.

Babası 3 aylık kızına “işte kızım burdaymış” diyerek gülümser. Bebek babasına bakar ve o da gülümser. Babası yüzüne komik bir ifade verir ve kızı bir gülücük atar. Baba da güler, bu oyun bir süre daha karşılıklı gülüşmelerle devam eder.

Bu basit gibi gözüken iletişimden bebek birçok mesaj alır. Örneğin “Babam benimle oynadığında keyif alıyor, bana güldüğünde ben de gülmek istiyorum.”

Bu etkileşimden bebek başkalarının onunla ilgilendiğini, ihtiyaçlarını anladığını öğreniyor. Ayrıca hareketlerinin başkalarının hareketlerini ve duygularını etkilediğini anlamaya başlıyor. Bu tatmin edici ilişki içinde, başkalarının iyi hissetmesini sağlayarak kendinin de iyi hissettiğini keşfediyor. Bu durum, büyürken sağlıklı ilişkiler kurması ve pozitif benlik algısı yaratmasına yardımcı oluyor. Karşılıklı anlayış ilişkisi daha sonra başka çocuklarla oynamaya ve (3 yaşına kadar çok kolay olmasa da) paylaşmaya hazır olmasını sağlıyor. Bu ilişki içinde hem kendi duygularını tanımayı, hem de başkalarının duygularına önem göstermeyi öğreniyor.

Çocuğunuzun kendini güvende hissetmesine yardımcı olun Bir köpeğin havlamasından veya gürültülü bir sesten korkan çocuğunuzu kucağınıza almak, onun korkusuna tepkisiz kalmamak veya “birşey yok” diye geçiştirmeye çalışmamak, ona güvende olduğunu hissettirir. Böylece çocuğunuz korktuğu ve kendinden emin olmadığı zamanlarda başka insanlara güvenebileceğini ve destek göreceğini öğrenir.

Kaynak: http://www.zerotothree.org/